Blog

4 Haziran 2018

Şefik Hüsnü (Deymer)

Osmanlı’nın ilk sosyalist mecmuası Aydınlık yayın hayatına başladı.

Osmanlı Devleti’nin ilk sosyalist dergisi olarak, Şefik Hüsnü (Deymer) önderliğinde, 1 Haziran 1921 tarihinde aylık olarak yayın hayatına başladı. Bu dönemde Şefik Hüsnü’nün Millî Mücadele’ye verdiği destek dikkat çekti. Şefik Hüsnü derginin 4. sayısında ‘Türkiye’de İnkılâbın Lüzumu’ başlıklı yazısında “Dünya harbi dolayısıyla kesb-i şiddet eden tarihi ve iktisadi bir ıztırarın, cihanı, eski esasları altüst edercesine bir inkılâba sürüklediğini ve memleketimizin bu cereyan haricinde kalamayacağını” vurgular ve ileriki sayılarda da inkılâbın biçimini tarif eder.

Aydınlık’ın 7. sayısı ise 7 Temmuz 1922 günü çıkar. İşgal makamları sol yayınların sesini kısmıştır. Aydınlık yine kaldığı yerden devam eder. Aydınlıkçevresi İstanbul’da bir yandan da Türkiye İşçiler Derneği vasıtasıyla işçileri örgütleme çabasındadır. Bu sırada Büyük Zafer haberi gelir. Büyük coşku yaratır. Aydınlıkçılar Ankara’ya kutlama telgrafı gönderirler. Telgrafla “Türk işçi ve köylü ordularının, bütün cihan proletaryasının müzaheretiyle, cihan emperyalizmine karşı kazandıkları zafer” alkışlanır, “yapılan siyasi inkılâb” karşısında duyulan memnunluk belirtilir ve “müşterek istihsal ve mülkiyete müstenit içtimai inkılâbın” kuvvetle ümit edildiği vurgulanır. Aydınlık, ileriki günlerde de Mustafa Kemal hareketini ve devrimleri canla başla destekler, yanlışları ve eksiklikleri eleştirmekten de çekinmez. Özellikle ecnebi sermayesi hâkimiyetindeki ekonomik kuruluşlarda işçiler zor şartlarda çalışmaktadır. Aydınlıkçılar sayfalarını sonuna kadar işçilere açarlar. Bir yandan da parti ve işçi dernekleri vasıtasıyla bu mücadeleyi kurumlaştırırlar.

Aydınlıkçılar 1923 yılında İzmir’de yapılan İktisat Kongresi’ne de katılarak burada aynı çizgide görüşlerini dile getirirler. 1923’te 1 Mayıs bildirisi nedeniyle Ankara’da Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası (TİÇSF) yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 20 Aydınlıkçı tutuklanır. Aydınlık’ın İstanbul’da faaliyeti ise devam etmektedir. Aydınlık, Lozan Antlaşması’nı ve 6 Ekim 1923 günü İstanbul’a giren Türk ordusunu alkışlar. “Bugün Anadolu erlerinin uğrunda kan döktükleri siyasi istiklâl, siyasi hürriyet ancak ve yalnız iktisadi bir temel üstüne kurulabilir” diyerek tarihi saptamada bulunur. 1924 yılı içerisinde Şevket Süreyya Aydemir de dergiye katılır. Nâzım Hikmet, Hasan Âli ve Kerim Sadi de yazanlar arasındadır. Aydınlık yazar kadrosu olarak da güçlenmiş, etkinliği artmıştır. Satışı ise 2-3 bin dolayındadır. Şubat 1924’te ‘Lenin’ sayısı nedeniyle 2 ay yayımlanamaz. Mayıs ayından itibaren yayınlarına yine işçi sınıfının zor şartlarına ve başta İstanbul olmak üzere birçok ilde yapılan grev ve direnişlere yer vererek devam eder. Bu tarihte ‘Fevkalade Amele Sayıları” dikkat çeker. Aydınlık, 1924 yılı içinde işçi sınıfının durumuna ilişkin yayınlarına ağırlık verir.

Ayrıca “Orak Çekiç” adı altında ayrı bir ‘haftalık siyasi amele ve köylü gazetesi’ çıkarılır. Derginin 5 Mart 1925 tarihli son sayısında Şeyh Said İsyanı’na karşı durulur ve şu görüşlere yer verilir: “Yobazların sarıkları yobaz zümresine kefen olmalı! Yobazlarıyla, ağalarıyla, şeyhleriyle, halifeleriyle, sultanlarıyla birlikte kahrolsun derebeylik! İrtica ve derebeyliğe karşı mücadele için: Köylüler, köy meclisleri; ameleler, sendikalar etrafında teşkilatlanmalıdırlar.” ‘İngilizlerin oynattığı irtica kuklası’ adlı başyazıda da, “ekaliyet milletlerinin sergerdelerini” ayaklandırmanın eski bir İngiliz ve Rus oyunu olduğu hatırlatılır. Ancak, ayaklanmanın bastırılması ve elebaşların cezalandırılmasından sonra, mutlaka doğuda toprak meselesi çözümlenmelidir; “Çünkü arazi ve meralar parçalanmadıkça, şark vilayetlerimizde intizamın iadesine imkân yoktur” denilir. 1925 Şubat’ında patlak veren Şeyh Sait Ayaklanması sırasında Takrir-i Sükun Yasasıve Bakanlar Kurulu kararıyla 12 Mart 1925’te tekrar kapatılır. Şefik Hüsnü ve 12 arkadaşı İstiklâl Mahkemeleri’nde ağır hapis cezalarına çarptırılırlar.

BLOG
Cart