Blog

28 Eylül 2018

Şükûfe Nihal Başar

Şükûfe Nihal Hanım, 1953’e kadar İstanbul’da çeşitli okullarda çalıştı; Darülmuallimat’ta, Bezmiâalem İnas Sultanisi’nde ve Sultanisi’nde coğrafya öğretmenliği ve Nişantaşı, Kandilli ve Kadıköy Kız liselerinde edebiyat öğretmenliği görevlerini sürdürdü.

Bir yandan da edebî yaşamı devam eden Şükûfe Hanım; 1927’de yayımladığı “Hazan Rüzgarları”ndaki şiirlerinde aruz veznini bırakıp hece ölçüsünü kullandı. Kadın, yurt sorunları ve aşk konularını işledi. Şiirlerinin yanı sıra öyküler ve romanlar kaleme aldı. 1928 yılında “Tevekkülün Cezası” adlı öykü kitabı ve ilk romanı “Renksiz Istırap” yayımlandı. Bunları, “Çöl Güneşi”(1933) adlı romanı izledi. 1935 yılında “Finlandiya” gezi notları yayımlandı. Faruk Nafiz Çamlıbel ile olan aşkını anlattığı düşünülenYalnız Dönüyorum” adlı romanı, 1938’de yayımlandı. 1946’da yayımlanan “Domaniç Dağlarının Yolcusu” adlı gezi notları Şakir Sırmalı tarafından “Sır” adıyla filme çekildi. Son olarak “Çölde Sabah Oluyor” adlı romanını yayımlandı. 1960’ta sayısı yediye ulaşan şiir kitaplarında cumhuriyetin “aydın” kadınlarından biri olarak Anadolu’nun geri kalmışlık sorunu üzerine şiirler yazdı.

Yıllar boyunca onu besleyen en önemli kaynak, evinde düzenlediği ve devrin önemli edebiyatçılarını bir araya getiren toplantılar oldu.Bu arda devrin şairlerinin aşkları ile tanındı.Ona aşık edebiyatçılar arasında Nâzım Hikmet, Ahmet Kutsi Tecer ve Faruk Nafiz Çamlıbel’in adları sayılmaktadır[7]. Ayrıca Servet-i Fünun’un ünlü öğretici metin yazarı Cenap Şahabettin’in kardeşi şair Osman Fahri Şukufe Nihal’e aşık olan sanatçılar arasındaydı. Aşkına karşılık bulamadığı için intihar eden Osman Fahri aşağıdaki dizeleri Şükûfe Nihal için yazmıştır;

“Sen benim hem-dem-i hayalatım,

Ben senin yar-ı tesellikárın
Olacakken; fakat, nedense, Nihal

Sen benim gözlerimde dert aradın..”

BLOG
Cart