Yarışmak mı? Yaşamak mı? / Erinç Ulusoy

4 müşteri puanına dayanarak 5 üzerinden 4.25 puan aldı
(4 müşteri yorumu)

 15,00

Isbn: 978-605-86770-8-1

Ölçüleri: 10,8 x15,8

Sayfa Sayısı: 106

Cilt: Kraf Kapak İplik Dikiş

Kağıt: 80gr Ivory

Basım Tarihi: Kasım 2016

Kategoriler:
Açıklama

Açıklama

Kitap Hakkında: 
Erinç Ulusoy’un ilk kitabı “Yarışmak mı? Yaşamak mı?” 
1985 Ankara doğumlu, bağımsız sinema işleri ve  kurduğu Kelle Koltukta Bağımsız Yapım ile tanınan Erinç Ulusoy’un ilk kitabı ‘’Yarışmak mı? Yaşamak mı? ‘’ yazarın denemelerinden oluşan bir derleme.
“Yarışmak mı?Yaşamak mı?”, bize güncelliğini yitirmeyen çok özel bir soruyu, yazarın tanımı ile 3 ayrı bölümde,  farklı ruh hallerinden bıraktığı izler ile önümüze sürüyor, sormuyor sadece yaşatıyor.
Ama anladığımız kadarıyla soru, baki…
Yorumlar (4)

Yarışmak mı? Yaşamak mı? / Erinç Ulusoy için 4 inceleme

  1. 5 üzerinden 4 oy aldı

    Aykut Öz

    Yarışmak mı? Yaşamak mı? , yüzünü her gördüğümde beni gülümseten sevgili kardeşim Erinç Ulusoy’un ilk kitabı. Kitap gerçekten son derece akıcı ve samimi üslubu ile insanı hemen yakalıyor. Kısa kısa gözlemler , fikirler görselci bir adamın gülen gözlerinden süzülüp , tebessüm eden ağzından bize aktarılıyor. Bana hissettirdikleri olumlu duygular. Olumsuzdan bile bahsederken bir hınç, öfke duygusuna kapılmadım kitabı okurken. İyi bir gözlemcinin kendine has edebi dille bize aktardıkları bu yazılar. Kitabın tadı gayet güzel , sonrasında farklı biçimlere dönüşür mü ? tabii bu Erinç’e kalmış bir karar. Hani ille de başka biçimlere dönüşmesi gerekmiyor bana göre. Yeni yazılarını bekliyoruz, yolu açık olsun Erinç Ulusoy’un.

  2. 5 üzerinden 4 oy aldı

    Emine Aksu

    Yarışmak mı ? Yaşamak mı ? Deneme kitabının bölümleri başlı başına bir kitap konusu… Kitap yaşadığın çağın sosyolojik özeti gibi. Yapılacak çok şey, söylenecek çok söz var diyor. Şair, filozof, yazar, gazeteci, senarist, fotoğraf sanatçısı, ressam, tarihçi gibi çok yönlü bakıyor.
    Her bölümde farklı bir bakış açısı vardı. Döndüm ve tekrar tekrar okudum. Bazı bölümler beni çok etkiledi. Kitabın günümüz insanını irdeleyişi, bencilliğini kavrayışı, geçmiş, bugün, gelecek ve ütopyası beni çok etkiledi. Ama umuttan da vazgeçirmedi. İlklerin yeri başarıda çok önemlidir. Büyük adımların başlangıcıdırlar.
    Ben Sait Faik Abasıyanık hayranıyımdır. Onun hikayelerinin tadı bir başkadır. Düşünüyorumda belki bu serüvenin ikinci adımı hikaye türünde olabilir mi?
    Sevgilerimle…

  3. 5 üzerinden 5 oy aldı

    Onur Yıldız

    Erinç Ulusoy ile bir hocam vasıtasıyla tanışmıştım. Kitabı ellerimde tuttuğumda bana oldukça farklı bir çalışma gibi görünmüştü. Kapağı, sayfa kalitesi ve boyu bende farklı duygular canlandırdı. Bir kere direkt parlak veya çekici bir kapak yerine, mat ve siz ona dokunurken onun da size dokunduğu hissi yaratan bir kapak seçilmişti. İşte aslında Erinç Ulusoy’un kitabının içeriğine de sanırım buradan başlamak en mantıklısı gibi oluyor.

    Kitap, siz onu okudukça sizi okuyor. Ankara’da yaşamış, orayı görmüş veya gönül vermiş olan insan tahmin edilenden fazladır. İşte ben ona gönül vermekle kalmamış ve aşık olmuş biriyim Ankara’ya. Özellikle Ankara’nın yaşayamadığım zamanlarını severim. İşte kitap sizi bu duygulara sürüklüyor. Bir sabah vakti gümüş dalgaların eşliğinde size kendi hikayesini anlatıyor. Kendisini zorlamıyor size bir şey anlatırken; oldukça içten ve sizden anlatıyor. Zaten kitabın çeken kısmı da bu. Yaşanmışlık kokuyor buram buram; ve aslında yaşanacaklarda seziliyor dokusunda eserin.
    Yazar bu kitabın küçük küçük aldığı notlardan oluştuğunu hiçbir zaman saklamıyor. Bu yüzden ki kitap tam biz sıradan insanların beyni gibi bir o konudan bir bu konudan bahsediyor. Bizi bize anlatıyor. Yaşanan büyük toplumsal olaylardaki biz, iç dünyamızda yaşayan yine biz. İşte bu koşturmaca arasında soruyor Erinç Ulusoy bizlere:

    ‘’Yarışmak mı? Yaşamak mı?’’

    Hayatın bir yarış haline geldiği zamanlarımızda, insanlığın o güzel, tatlı özünü hatırlamalı; tembelliğin zevkine varırken de harıl harıl çalışmalı. Unutmamız gereken değerlere ışık tutuyor Erinç Ulusoy. Ben de soruyorum o halde:

    ‘’Neden okumuyorsunuz halen ‘Yarışmak mı? Yaşamak mı?’yı ‘’.

  4. 5 üzerinden 4 oy aldı

    A.KURT

    Ülkemiz topraklarında halen, yazma, eleştirme ve gözlemleme tutkusu taşımak, derinlerimde kalan, imgelerle dolu nostaljik hikayelerime iyi geldi! Yazarın entelektüel, evrensel ve ülkem insanına özgü gözlem taşımasına, ayrıca cesur yürek eleştirilerine kim ne diyebilir!.. Zaman, mekan, imkan, evrensel, sanatsal, entelektüel felsefe ve diyalektiksel materyalist bakış ve okuyuş taşıman ve bu kitabı okuyacak okurların bu özelliği taşıması, yazarın eğer bu alanda devam etmeyi bırakmaz ise kitaplarını taçlandıracak olmasını sağlayacaktır!.. Sanki deneme kitabı sokak dili bekliyor sanırsam!.. Buna örnek öğreti olarak, Amerikan Edebiyatın’dan Charles Bukowski’yi verebilirim!.. Yarışmak mı? Yaşamak mı? adlı bu deneme kitabının entelektüel evrensel dilde, naifliği var!.. Hem de sanatsal naiflik..
    Yalnız başlıklar altındaki hikayelere geldiğimizde söylemek istediğim şeyler var!.. Bence yazar, o başlıkların altındaki hikayelerin üzerine gitmeliydi!.. Bence bunu düşünmesi lazım.. Ayrıca içinde sevgi ve sevgilisi olan bir kitap okumak subjektif haz verdi!.. Yazarın önümüzdeki kitabında geçtiğimiz dünyamız düzleminden kırmızı çizgiler bulmak isterim!.. Benim yazarlarımın içerisine girebilmesi için!..

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Cart